23 Mart 2012 Cuma

Farklı Kutlama Fikirleri Mi Arıyorsunuz?

www.tips-fb.com




Kardeşime müracaat ediniz. 







Doğum günü hüznümü akşam saatlerinde üstümden attım. İnsanın hatırlayanı, arayanı, soranı olması ne büyük keyif. En önemlisi de sağlıklı olmak aslında. Sürekli atladığımız ve şükretmemiz gereken nokta... Lakin insan, hüzün gelip çattığında, kaçamıyor ondan kolayca. 


İlla ki sihirli değnekler istiyoruz hayatlarımıza. 


Ucundan da olsa... 


Ufacık bir temasla... 


Dokunsunlar yaşama.




Doğum günümde yanımda olan başta annem ve ev arkadaşıma minnet doluyum evvela. Beni öylesine hassas dokunuşlarla hazırladılar ki akşama... Her sene kutlanan doğum günlerimize rağmen sürprizlerle şaşırtmayı başarıyorlar illa. 


Fakat bu doğum günümde asıl şovu kardeşim yaptı. Hani sevgiler için mesafeleri bahane edenler var ya... Onlar korkunç yalancılar aslında. Zira kardeşim, aramızdaki uzaklığa rağmen yanımda ve sıcacıktı. Sevinçten de olsa ağlamayı sevmiyor olsam, bağıra bağıra ağlatırdı beni yaptığı.


Doğum günümün bitmesine saatler kala kardeşimin beni unuttuğundan emin olmuştum adeta. İçimdeki burukluk anlatılır gibi değildi. İlk kez yediğim yaş pastanın tadına varamadım, çikolatayla bile mutlu olmadım. Ne clutch çanta, ne de turkuaz cüzdan tam bir sevinçle benim olmadı. Halbuki -özellikle ikisi- hayal ettiğim şeylerdi. Doğum günümde benim olmaları için neleri feda etmezdim. Ama insanın bi' tarafı buruk olunca, şahane şeylerle bile mutluluk gelmiyor kapısına. 


Bu defa kardeşim, gerçekten unutmuştu galiba.


Tam ümidi kestiğim sırada, telefonuma, bilmediğim bir numaradan mesaj geldi. 


"Doğum günün kutlu olsun abla, A.* seni çok seviyor."


Bu ne şimdi diye düşünürken, mesajların biri gidip biri gelmeye başlamıştı.


"Doğum günün kutlu olsun abla, A.* seni çok seviyor."






Doğum günümü unuttu sandığım kardeşim, onlarca arkadaşını organize edip bana doğum günü mesajı göndermelerini sağlamıştı. Gözlerim doldu, ağzım kulaklarıma kadar vardı. Mesaj kutum doldu, telefonum yoğun trafikte ne olduğunu şaşırdı.


Her ne olursa olsun... Benim kardeşim bir erkekten beklenmeyecek kadar romantik ve duygusaldı.


Ve ben ne şanslı bir ablaydım ki böylesine bir kutlama benim doğum günümde yapılmıştı.


O anda, attım üzerimdeki ölü toprağını. Silkelendim tüm umutsuzluklarımı. Kahkaha atmaya, hayaller kurmaya ve Dünya'nın etrafında döndüğü bir Güneş gibi hissetmeye başladım. O sırada Güneş bendim evet; hem kendim ısındım, hem Dünya'yı ısıttım.


Ki zaten hiçbir doğum günümde sıradan şeyler yapmadı kardeşim. Hiç unutmam, küçücüktü o zamanlar, doğum günümü unutmuştu ve saat neredeyse akşam vakitlerini bulmuştu. "Sana hediye almam lazım." deyip çıktı evden babamla. Ben hatırlattıktan sonra ne önemi vardı ki hediyenin? Umursamadan gelmelerini bekledim.


Geldi kardeşim.


Elinde ucuz, sıradan, çıtçıtlı bir kalemle...


Harçlıklarından biriktirdiği parayla onu alabilmişti sadece. Kimseden para istemeden, kendi emeğiyle... Lakin bendeki yeri, öylesine özel ki... Elimden yığınla kıymetli hediye geçti, bu hediye kadar özel olmadı hiçbiri. O yaşta benim için para biriktirmesi ve o minicik hediyesi... Hâlâ gözlerim dolar düşündükçe, hâlâ nasıl da kıymetli...


Yatılı okulda okuduğu zamanlarda ise yapabileceği sınırlı şeyler yüzünden hiç deneyimi olmadığı halde akrostiş yazmıştı şerefime. Ki tüm kompozisyon ödevlerini bana yaptırdığı halde... 


Yine yatılı okuldayken, yine doğum günüm bitmeye yakınken, telefonum çaldı. Tüm koğuş bir ağızdan iyi ki doğdun şarkıları söylüyordu. Askeri okulda okuyan, çakı gibi genç çocuklar... Kardeşimin organizesiyle, şarkı söylüyorlardı bir ağızdan, benim doğum günümde. İçlerinde belki de, hiç şarkı söylemeyenler vardı. Belki doğum günlerini önemsemiyordu bazıları. Belkiler bir yana, kardeşim yine sıradan kutlamaları gölgede bırakmıştı.


Sıradan sevgileri gölgede bıraktığı gibi... Yine hayatımda en ön safta yerini almıştı.




O hep özelim kalacaktı. Ve bana özel olduğumu hissettirecek yegane insandı.


Eğer varsa aranızda romantik kutlama fikirleri arayanlar, kardeşimden örnek alsınlar. Zira biz kadınlar hangi yaş grubundan olursa olsun, hangi sıfatla gelirse gelsin, inceliklere bayılırız.


Şimdiden kıskanıyorum kardeşimin hayatına girecek kadını.


Ve hiç düşünmüyorum, yerimi bir başkasına bırakmayı!


(bknz: cadı görümce)


*Bu da şarkı işte. Belki de şarkıları sevmeye başlayabilirim bu gidişle. 







Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

✿ Ziyaretçiler

FeedBurner

Add to Google Reader or Homepage

Recommended Post Slide Out For Blogger
 
BlogOkulu Gadgets